Mersinli kadınlar ‘kırkyama’ tekniğiyle atık kumaşları ürüne dönüştürüyor

Mersin'de kadınlar, atık kumaşları el emeği göz nuruyla yorgan, battaniye, yastık kılıfı, çanta, salon, mutfak, banyo, bebek takımı, yelek, minder, yatak ve masa örtülerine dönüştürüyor.Tarsus ilçesi Yenice Mahallesi'ndeki Halk Eğitim Merkezi'nde kurs alan 20 kadın, farklı renk ve desenlerdeki atık kumaşları değerlendirilerek tekrar kullanıma kazandırıyor.Eskiyen elbise veya kullanılmayan kumaşları kırkyama tekniği ile iğne, iplik, makas ve mezura kullanarak tekrar ürüne dönüştüren kadınların hedefi, çeşitliliği daha da arttırmak.Kültür ve Turizm Bakanlığı Somut Olmayan Kültürel Miras Taşıyıcısı ve kırkyama sanatçısı Fatma Kuru, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kırkyama tekniğinin savaş yıllarındaki kıtlık dönemlerinde küçük kumaşların bir araya getirilerek giyim eşyası haline getirilmesi sonucu ortaya çıktığını söyledi.Kırkyama tekniğinin günümüzde modernize edildiğini belirten Kuru, bugün kadınların bu teknik sayesinde yaptıkları çeşitli ürünleri hem satarak aile bütçelerine katkı sağladığını hem de sevdiklerine hediye ettiklerini kaydetti.Kuru, 14 yıldır açtığı kurslarla kırkyama sanatını kadınlara öğreterek onlara destek olmaya çalıştığını belirtti.Hafta içi Yenice'de 20 kadınla bir araya gelerek çeşitli çalışmalar yaptıklarını anlatan Kuru, şöyle devam etti: 'Tarsus İlçe Halk Eğitim Merkezi'nin sağladığı binada hafta içi kadınlarla bir araya geliyoruz. Günümüzün çoğunu arkadaşlarımla birlikte burada geçiriyoruz. Arkadaşlarımız, evlerinde kullanmadıkları kumaşları değerlendirdiklerinde mutlu oluyorlar. Burada kırkyama tekniğiyle en başta çocuklarına sonra torunlarına çeyizlik hazırlıyorlar. Hep bir arada olmanın hazzını yaşıyoruz. Hem de birlik ve beraberliğin önemini kavramış oluyoruz. Kullanılmayan bir eşyayı kullanılabilir hale getirmek çok güzel bir duygu.''Burası çiçek bahçesi ve terapi merkezi'Kursiyerlerden 67 yaşındaki Zarife Türkmen, daha önce nakış işini hiç sevmediğini ancak kursa katıldıktan ve yaptığı ürünleri gördükten sonra sevmeye başladığını kaydetti.Arkadaşlarıyla zaman geçirmekten dolayı çok mutlu olduğunu ifade eden Türkmen, 'Ben 6 yıldır kanser hastasıyım. Arkadaşlarımla birlikte olmak bana hastalığımı unutturuyor, terapi gibi geliyor. Her gün arkadaşlarımla beraber olmak, güzel günler ve saatler geçirmek beni mutlu ediyor. Evde kullanmadığım kumaş parçalarını getirerek burada birleştiriyorum. Şimdi torunumun çeyizi için yatak örtüsü hazırlıyorum.' diye konuştu.Kursiyer 43 yaşındaki Gülistan Kurt ise ev hanımı olduğunu ve kursa gelmeden önce zamanının çoğunu evde geçirmek zorunda kaldığını söyledi.Kursa başladıktan sonra öz güven kazandığını vurgulayan Kurt, 'Burası sadece bir kurs yeri değil, çiçek bahçesi ve terapi merkezi. Arkadaşlık ortamımız çok güzel. Ev hanımları evde bulunan kumaş malzemelerini değerlendirebilirler. Böylece aile bütçelerine katkıda da bulunabilirler. Biz eşlerimizin gömleklerini, yırtılan pantolonlarını değerlendiriyoruz. Hiçbir şey çöpe gitmiyor.' ifadelerini kullandı.

Bir önceki yazımız olan 'Çanakkale 1915 Müzesi Gezici Tırı' Osmaneli'de başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Related posts

Leave a Comment