Ziyaret ettiği ‘tarihi konaklar’ Lübnanlı sanatçıyı Bilecik’e getirdi

Lübnanlı ahşap sanatçısı Visam Chouman, ziyarete geldiği Bilecik'in Osmaneli ilçesindeki tarihi konaklardan etkilenerek buraya yerleşti.Lübnan'ın başkenti Beyrut'tan üç yıl önce İstanbul'a taşınan Chouman, çocukluk yaşlarından bu yana ilgi duyduğu ahşap sanatına devam etti. Bir süre önce, tarihi milattan önce 5000'li yıllara dayanan Osmaneli ilçesini ziyaret eden ahşap sanatçısı Chouman, yıllara meydan okuyan ve Kültür ve Turizm Bakanlığınca tescil edilen konaklara hayran kaldı.Verdiği kararla ilçeye taşınan Visam Chouman, tarihi konaklardaki motif ve işlemelerden esinlenerek eserlerini imal etmeye devam ediyor. Evli ve iki çocuk babası olan Chouman, sanatını icra etmediği zamanlarını ise tarihi ilçenin sokaklarını karış karış gezerek geçiriyor.'O gün 'Ben burada yaşamalıyım' dedim'Chouman, AA muhabirine, ahşaba ilgisinin marangoz olan dedesinden kendisine miras kaldığını söyledi.Dedesinin çok iyi bir marangoz olduğunu ifade eden Chouman, şöyle konuştu: 'Ama ömrü bu mesleği bana öğretmeye yetmedi. Ben 8 yaşımdayken vefat etti, ahşap işi ondan bana bir hobi olarak kaldı. Osmaneli'ni ziyaret için buraya geldim, eski çarşıyı dolaştım. O konakları gördüm, o işlemeleri gördüm, 'Ben burada yaşamalıyım.' dedim. Daha sonra İstanbul'da bulunan ailemi da alarak buraya yerleştim. Şu an sanatıma burada devam ediyorum.'Ahşap sanatının kendisini 'durgun' ve 'huzurlu' hissettirdiğini belirten Chouman, 'Ağaçla uğraşmak benim için bir aşk, bir tutku. Ağaç yaşayan bir varlık, onunla konuşabiliyorsun, ne yapman gerektiğini o sana söylüyor zaten. Ağaçtan esinleniyorum. Tabii ki aklımda bir hayal oluyor, ağacı elime alınca ağacın yapısına göre değişiklik oluyor. Mesela yıldız yapmak istiyorum ama ağacın yapısı elma motifine uygun olunca elma yapıyorum. ' ifadelerini kullandı.'400 yıl önce oyulan ahşaplar hala ayakta'Babasının Arap, annesinin Türk olduğunu ve bunun kendisine farklı bir zenginlik kattığını vurgulayan Visam Chouman, 'Arap kültürü çok zengin bir kültür, Osmanlı kültürü daha da zengin. Yarı Türk yarı Arap olunca güzel bir karışım oluyor. Bu sanatıma da yansıyor sanırım. Şu ana kadar yaptığım eserler, iki kültürün karışımı aslında. ' diye konuştu.Chouman, tarihi konaklardaki işlemelerin en az 400 yıllık olduğuna dikkati çekerek, sözlerini şöyle tamamladı: 'Osmanlı konaklarını ziyaret edince aşık oluyorsunuz o motif ve işlemelere. 400 yıl önce oydukları ahşaplar hala ayakta. Bugün bir metal malzeme üretiliyor, 50 yıl gitmiyor ama bunlar 400 yıldır ayakta duruyor. Ona saygı duyarak onu tekrar yerine koymamız gerekiyor. Arap ülkelerinde bu kadar eski ve ayakta bir yapı bulmak çok zor, hep 50 ya da 100 yıllık işlemeler var, bu Osmanlı konaklarındaki işlemeler sanki taş ile yontulmuş gibi. Çok otantik desenler verilerek yapılmış bu sanat burada. İnşallah layık olup bir benzerlerini çıkaracağız. '

Bir önceki yazımız olan Avusturya'da 'Boğaziçi'nden Mavi Tuna'ya' konseri başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Related posts

Leave a Comment